TÜRK SANAT MÜZİĞİ SEVERLERİN BULUŞMA ADRESİ


 
AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
Forum
Ortaklar
bedava forum
Aralık 2017
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
    123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
TakvimTakvim
Sosyal yer imi
Sosyal yer imi digg  Sosyal yer imi delicious  Sosyal yer imi reddit  Sosyal yer imi stumbleupon  Sosyal yer imi slashdot  Sosyal yer imi yahoo  Sosyal yer imi google  Sosyal yer imi blogmarks  Sosyal yer imi live      

Sosyal bookmarking sitesinde türk sanat müziği severlerin buluşma yer adresi saklayın ve paylaşın

Sosyal bookmarking sitesinde TÜRK SANAT MÜZİĞİ SEVERLERİN BULUŞMA ADRESİ adresi saklayın ve paylaşın
En iyi yollayıcılar
Admin
 
Chiko
 
TUGRUL GONUL
 
pinargorgun
 
imtalha
 

Paylaş | 
 

 ŞERİF İÇLİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 266
Kayıt tarihi : 27/04/10
Yaş : 36
Nerden : edirne

MesajKonu: ŞERİF İÇLİ   Ptsi Mayıs 03, 2010 12:31 am

Şerîf İçli, 20 Aralık 1899 tarihinde Beşiktaş’ta doğdu. Hacı Ahmed Efendi ile Şöhret Hanım’ın oğludur. Mahallesindeki ilkokulu bitirdikten sonra orta öğrenimini Beşiktaş’taki “Âfitab-ı Maarif Rüştiyesi”nde tamamladı;yüksek öğrenime devam etmedi. Çocukluğu Ortabahçe’de geçmiştir. I. Dünya savaşı yıllarında “Orman ve Maadin Nezareti”nde resmî göreve başladı. Askerliğini Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra Ankara’da yaptı. Terhisinden sonra “İktisat Vekâleti”nde arşiv memurluğuna tayin edildi. Bir yandan da bir saz salonunda Ud çalıyordu. Bu nedenle memuriyetten ayrılmak zorunda kaldı. Şerîf İçli için bu yıllar çeşitli maddî sıkıntılarla geçmiştir. Mûsikî ile uğraşmanın geçimini sağlamadığını görünce, bazı dost ve arkadaşlarının aracılığı ile, yeniden aynı bakanlıkta başka bir göreve getirildi.

Bir Ud sanatkârı olarak sanatsever ve kültürlü çevrelerde aranıyor, zaman zaman Çankaya Köşkü’ne çağrılıyordu. 1938 yılında Ankara Radyosu yayın hayatına başlamış, tanınmış bir sanatkâr grubu bu kuruluşta toplanmıştı. Şerîf İçli de bu yıllarda “Kaşeli Sanatkâr”olarak radyoevinde çalıştı. O zamanki yasaların çıkardığı engeller dolayısıyla yayınlarda “Eşref Kadri” takma adını kullandı. Yirmi bir yıllık memuriyet hayatından sonra 1946 yılında Hakkı Derman, Mefharet Yıldırım, Mustafa Çağlar’la birlikte istifa ederek Maksim Gazinosu’nda çalışmak üzere İstanbul’a nakletti. Sanat hayatını bundan sonra bestekârlık, plâk çalışmaları, gazino sanatkârı olarak sürdürdü;özel dersler verdi.

Hakkı derman, Şükrü Tunar gibi her biri kendi alanında sazının hakimi olmuş sanatkârlarla aynı sanat anlayışı içinde, hâlâ hâfızalardan silinmemiş olan çok güzel icrâ örnekleri verdi. İstanbul Radyosu’nun açılışından sonra programlara katıldı. Son yıllarında “şeker hastalığı ve damar sertliği”nden tedavi altındaydı. 1956 yılının şubat ayının üçüncü günü, bir programa geç kaldığı için, radyoevinin yakınında bulunan evinden acele ile yürüyerek gelmiş ve provaya katılmıştı. Bu sırada fenalaşarak arkadaşlarının kolları arasında hayata gözlerini yumdu. Ertesi günü kalabalık bir cemaatle kaldırılan cenazesi Feriköy mezarlığında toprağa verildi.

Mûsikîye çok küçük yaşlarında heves etti. İlk mûsikî çalışmalarına on sekiz yaşında iken Nakiye Hanım’dan ders alarak başladı. Yine aynı yıllarda Ud çalmaya uğraşıyordu. Neyzen İhsan Bey’in kurduğu “Beşiktaş Mûsikî Kulübü”ne 1921 yılında girdi ve Hakkı Derman’la bu sıralarda tanıştı. Bir ömür boyu sürecek olan sanat arkadaşlığının temeli böylece atılmış oldu. İhsan Bey’in gayreti ile mûsikîmizin pratik ve teorik yönlerine ait geniş bilgi elde etti. Mûsikî dünyasında ilerlemesi ve tanınması hızlı olmuştur.



Şerîf İçli'nin eski harflerle Kartviziti.

MUHAMMED ŞERÎF
Beşiktaş Mûsikî Kulübünden Ûd muallimi
Bestekârlığa 1924 yılında başladı. İlk eseri “Gelmeseydin âleme, görmeseydim ben seni” güfteli Uşşak şarkısıdır. İkinci eserini Saba makamından besteledi. Sözleri “Pür zemzeme bir beste-i zîruh-i emelsin”olan bu şarkının sözlerini, “Neydin güzelim sen, güzelim dün gece neydin ?” olarak değiştirmiştir. Fakat onun asıl ününü temin eden, 1927 yılında Süleyman Nazif’in “Derdimi ummana döktüm , asumâna inledim” mısraı ile başlayan şiirine yapmış olduğu Ağır Aksak usûlündeki Hicaz şarkısıdır. Daha sonra verimli bir bestekâr olarak güzel eserler besteledi. Eserlerinin çoğu , zamanının ses sanatkârları tarafından plâklara okundu;halk arasında çok tutundu. Kendine has, duygulu ve tekniği sağlam eserler yaptı. Eserlerinde özellikle prozodi hatası yapmaması ile dikkati çeker.

İcrakâr olarak Nevres Bey, Refik Tâlat Bey, Şerîf Muhiddin Targan gibi teknik bir saz olmamakla beraber, eşlik etmedeki ustalığı, temiz icrâsı ile tanınmış bir Udî idi. Çok güzel fasıl çaldığını herkes kabul eder. Aynı zamanda iyi bir hanende olduğundan fasıllara sesi ile katılırdı. Uzun yıllar emek vererek vücuda getirdiği nota koleksiyonunu, ölümünden sonra Ankara Radyosu satın aldı. halen TRT Müzik Dairesi Başkanlığı arşivinde bulunmaktadır.

Şerîf İçli, Sıdıka Hanım’la evliydi. Bu eşinin ölümünden sonra 1945 yılında ikinci kez evlendi;dört çocuğu dünyaya geldi. Kızı Sadiye İçli de ses sanatkârlığı yapmıştır. Günümüz bestekârlarından Dr. Selahaddin İçli, Şerîf İçli’nin yakın akrabasıdır.

Bilinen eserleri Bayati makamından bir Saz Semaisi, Neva makamından bir yürük semai, yetmiş kadar şarkıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://birmusikidiryasamak.yetkinforum.net
 
ŞERİF İÇLİ
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
TÜRK SANAT MÜZİĞİ SEVERLERİN BULUŞMA ADRESİ :: TÜRK MUSİKİSİ BESTEKARLARI :: BESTEKARLAR-
Buraya geçin: