TÜRK SANAT MÜZİĞİ SEVERLERİN BULUŞMA ADRESİ


 
AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
Forum
Ortaklar
bedava forum
Ocak 2019
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031   
TakvimTakvim
Sosyal yer imi
Sosyal yer imi digg  Sosyal yer imi delicious  Sosyal yer imi reddit  Sosyal yer imi stumbleupon  Sosyal yer imi slashdot  Sosyal yer imi yahoo  Sosyal yer imi google  Sosyal yer imi blogmarks  Sosyal yer imi live      

Sosyal bookmarking sitesinde türk sanat müziği severlerin buluşma yer adresi saklayın ve paylaşın

Sosyal bookmarking sitesinde TÜRK SANAT MÜZİĞİ SEVERLERİN BULUŞMA ADRESİ adresi saklayın ve paylaşın
En iyi yollayıcılar
Admin
 
Chiko
 
TUGRUL GONUL
 
pinargorgun
 
imtalha
 

Paylaş | 
 

 TÜRK MUSİKİSİNDE PERDELER

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 266
Kayıt tarihi : 27/04/10
Yaş : 37
Nerden : edirne

MesajKonu: TÜRK MUSİKİSİNDE PERDELER   Ptsi Mayıs 03, 2010 3:06 am

HOŞGELDİNİZ Başlarken... Ulu önder MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ün musiki anlayışı türk sanat musikisi tarihi Türk musikisindeki perdeler Türk musikisinde notanın tarihçesi Korolar ve Şeflerimiz Türk musikisi nazariyatı türk musikisinde kullanılan sazlar türk musikisinde kullanılan usüller Türk musikisinde kullanılan makamlar Türk musikisinde reform haraketleri Türk musikisinde fasıl türk musikisine hizmet veren dernekler kurumlar kuruluşlar ve üniversitelere ait devlet konservatuarları Türk musikisinde karagöz musikisinin yeri ve önemi Türk musikisi formları türk musikisi ile ilgili yayımlanan kitaplar Makamlar şarkıları söyler İnternet sayfamız hakkındaki görüşleriniz? TEŞEKKÜRLERİMİZLE...

-

Türk musikisindeki perdeler






A- Sırrı çözülebilecek kelimeler ve sezgiler:

1. RAST PERDESİ VE RAST MAKAMI

a- RAST - Doğru, düz, dik, temiz, sağ taraf, gerçek, uygun...


b- Rast ismi verilerek Ana makam için doğru adresi veriyorlar.

c- Rast (Arapça sıfat) = Doğru, düz, dik, temiz. İstikamet'den, Müstakim'den, Kıyam'dan (Allaha kullukta bulunma), Doğru tarîk (Doğru ve temiz yol, Hak'ka giden yol.)

d- Rast (Arapça isim) = (Vefk'den) = Yaratan’ın yardımıyla "Başarı göstermek (miş)" = "İşi Rast gitmek (miş)".

e- Rast (Farsça sıfat) = Dürüst, doğru, düzgün, sağlam, bütün +tam, üstün, Alah'ın yardımı ile üstün başarılı + uygun.

f- Rast (Farsça sıfat) = Sağ taraf, Sol ve sağ (Çep-ü Rast, Çep=Sol, falso, yanlış. Rast = Doğru). Bir ata sözü var: "Doğrusu Rast'tır). (Onun için sosyalist veya komünistlere SOLCU lâkabı verilmiş, yani falso yapan, yanlışta olan veya yanlış yapan benzetmesi var. Yoksa bir fikir ve akımın Sol'u, Sağ'ı olur mu? Buradan da "Gerçek Doğru" nun Rast olduğunu anlıyoruz).

g- RAST (Farsça isim) = Nîru (Zorlu, kuvvetli, güçlü).



2. Uzun zaman Ana dizi gibi Kaba RE üzerindeki YEGÂH dizisi kullanılmış idi. (Eski ismi ile "Kaba PENÇGÂH veya ana dizi gibi kullanılınca YEGÂH denen perde). (RE)Yegâh(Mİ koma bemol)Dügâh(FA bakiye diyez)Segâh(SOL)Çargâh(LA koma bemol) Pençgâh(Sİ koma bemol)Şeşgâh(DO)Heftgâh Sır olarak saklanan Ana dizinin RAST olduğunu imâ etmek için bir gün birisi (?) yukarıda gösterilen Çârgâh yerine RAST perdesi demiş (Rast kelimesinin tüm anlamları yukarıda açıklanmıştır) ve Ana dizinin RAST makamı olduğu açıkça bildirilmiştir.



3. Yegâh perdesinden sonra gelen Dügâh perdesini de bir dörtlü kadar tize yükseltmiş, ve Rast perdesinden sonra adı üstünde İkinci yer (ikinci ses) diye adlandırarak DÜGÂH demiştir. (Dügâh'ın bir koma pest frekanslı olduğu varken unutulmuş, batılaşma kaygusu (!) ile karıştırılarak bir koma dik kullanılmıştır). Dügâh perdesinin ismi boş kalan yerine Hüseynî Aşiran denmiştir. Tam bir sekizli tizinde bulunan Hüseynî sesine izâfeten. Aşir = onda bir, samimi dost, arkadaş, koca manasında. Aşiran = Onda birler (?). (Yılmaz Öztuna: "An eki 'veya edatı (?)' çoğullaştırılmış şekli gibi görünüyor; bu çoğul eki Farsça'da canlılar hakkında kullanılmakta ise de, şimdilik başka bir izah tarzımız yoktur" diyor. Bize göre, aşiran için "onda birler" manasını şimdilik bir kenara koyup, kelime grubunun mânâsını şöyle çözelim:



a) Hüseyin: Hz. Hüseyin. (Çok zayıf bir ihtimalle Hüseyin köyü veya kenti) Her ilime "Şerîf" denmemiştir, (Musikî-yi Şerîf) denmiştir. Şerîf onurlu, mübarek, kutsal, soyu temiz anlamına gelir. Yüce Yaratan'ımız kâinatları ve kainatlardaki dönen cisimleri frekanslarla düzenlemiştir. Meselâ Güneş sistemindeki tüm gezegenler için "Onlar ayrı sesten, aynı tondan" ses verir diyor. Selenler değişik, fakat ses aynı!.. Hz. Hüseyin'in de soyu temizdir, Muhammed soyundandır. Ve adı, Türk Musikisinin Ana dizininde onurlu yerini almıştır.



b) Hüseynî: (-î aidiyet bildiriyor) Hüseyin'den, Hüseyin'e ait, veya Hüseyin'in.



c) c- Aşir: Samimi dost, arkadaş.



d)

d1- -ân: (Bu ek, kelimeyi zarf yapar) Hüseyin'in dostu, Hüseyin'in arkadaşı.

d2- Bir sekizli yukarıdaki Hüseynî perdesinin arkadaşı.

d3- Uzak bir ihtimal, Dügâh perdesini dört ses tizleştirerek Yegâh ve Rast dizileri birbirinin içine girdi ya, Yegâh'dan Evç'e kadar olan on perdenin biri veya onda biri. Peki neden "Aşiran", yani onda birler, çünkü iki taneler Hüseynîaşîran ve Acemaşîran! (Yılmaz Öztuna'nın dediği (ân) eki, lisanen canlılarda kullanılırdı ya, işte Hüseyin ve Acem canlı varlıklar, ikisine de (ân) eki kullanılabilir:



- Hüseyin'in dostları,



- Acemlerin arkadaşları. (Buradaki Acemler, İranlılar manasına olabileceği gibi, 17.inci asrın hemen başlarında İstanbul’a gelip yerleşmiş 14 Acemler diye anılan Acem bestekârlar olabilir!.. Böyle ise gerçekten duygusal bir vefâ örneği vermiş bizim müzikologlarımız, bir perdeye Acemlerin adını vermekle...)



Ayrıca Acemler'in Devr-i Revan usulündeki bir Rast Nakış bestesi geldi hatırıma:



Hem kamer, hem zühre vü hem müşteri der asuman

Arzu mendend-i mihahendi sâzı bişnevend

Nağme-i uzzâl-ı şehnâz-ü segâh hem beyat

Rast ez Nikriz ez şayet Hicaz bişnevend.



Perdeye isim veren Acemlerin bu bestelerinin güftesi onların da müzikolog olduklarını ortaya koyuyor: "Ay ve yıldızlar nasıl asumanda ise, makamlarımızı da çeşit çeşit sazlarımız söyledi. İçinde eğer Hicaz söylenirse, Rast, Nikrîzdir." mealinde söylenen bu Rast Nakış beste hem mükemmel bir Rast gösteriyor, hem de Hicaz'lı Rast'ın Nikrîz makamı olacağını söylüyor. Ayrıca terennümü 14/8 lik 4 ölçüde ve 50 nota. Aynı terennümü 50 notadan 4-5 nota değiştirerek Münir Nurettin Selçuk hocamız "Gül yüzünde göreli zülf-ü semen sây gönül" bestesinde aynen kullanmıştır. Bu beyanımız da bu isimsiz "Acemler" lâkabı ile anılan 14 bestekâra gösterilen sevgi ve vefâmızdır. Münir Nurettin hocamız da ölmez eseri ile Acemler'in şâheser terennümünü sonsuza kadar yaşatmış oluyor, Rahmet ve hayırlar üzerine olsun!..



(Notası ilişikte)



Yukarıda anlattığımız gibi eski Yegâh dizisinin üçüncü ayağı Acem aşiran (FA bakiye bemol)'a da Acem dostlar veya Acemlerin arkadaşları manasına ad konulmuştur.



4. Esas natürel FA, IRAK ismiyle anılmıştır. (Çünkü eskiden IRAK'a Segâh deniliyordu.) Bir ihtimale göre oktavı olan Eviç'den en uzak anlamına. Ki şerefli görevi RAST dizisi karargâhına YEDEN olmaktır. Manası: Kuvvet, kudret ve güç veren el ile yardım edip KARAR perdesine vâsıta olma. Kezâ, mülk anlamına da gelir, karar kılmak için dayanılan ses anlamına.



5. Dügâh:



a) (LA koma bemol) Dügâh ismi ile de kalabilir. (LA koma diyezi) ise Dik Dügâh ismini alır.


b) (LA koma bemol) e Nerm Dügâh denilebilir, eski Dügâh aynı isimde kalabilir. (Nerm, yumuşak, uyumlu, âhenk veren v.s. anlamındadır.)



c) Veya üçüncü ve en doğru isimlendirme, (LA natürel) perdesine Dik Zirgüle demektir.


Büyük Mücennep aralığı bulunan Rast ve Dik Zirgüle (LA natürel) arasına bir tek yarım ses yetişir, (SOL diyez) / (LA bakiye bemol), bu perde (SOL Natürel) perdesine 4 koma ve (LA Natürel) perdesine de 4 koma aralıklıdır. Bu perdeye ZENGÛLE isminin verilmesi doğrudur. Çünkü Zengûle, Türkçe'de çıngırak ve zil anlamınadır. Halbuki (LA Natürel) Zîrgûle (Arapçada isim olarak, Zîr = Sazın en ince teli, alt, aşağı, Gûle veya Güle = kıvrılmış ve bükülmüş saç, Kâhkül ve Zülüf manalarını taşıyor) Zirgüle veya Dik Zirgûle ismini alabilir. Neden iki isim var diye düşünürdüm, tetkik edilince anlaşıldı çok şükür.



6. Dik Zirgûle (LA Natürel) ile Segâh (Sİ Natürel) perdeleri arasında 9 koma var, tam bir Tanini aralığı. Dügâh (LA koma diyez) veya Dik Dügâh diyeceğimiz bu sese ilâveten bir de (LA k. mücennep) veya (Sİ bakiye) Kürdî perdesi lüzumlu. Irak (FA Natürel) sesi üçüncü sese taşındığında Segâh (Sİ Natürel) perdemiz Irak perdesi ile bir tam dörtlü tizdedir.

7. Segâh perdesinden bir koma daha tiz sesimiz Buselik (Sİ koma diyez). Buselik = Türkçe’si ÖPMELİK. Eslâf diyor ki: "Üzerinde çok durmayın, fazla kullanmayın, DİKEN gibidir." Ben de aynı kanıdayım. (Lik, Leykin, Velî = Lâkin, ama, ancak, velâkin manasında)



8. Yalnız bir SAZKÂR makamında kullanılan, belki transpozisyonlarda ara sıra işe yarayan Dik Buselik perdesinden hiç bahsetmeyelim isterseniz. Arel'in Çargâh dizisinde bütün arızalı sesler (Diyez)lerle yazılırken, diyezle gösterilemeyen sesin ayıbı, konuşulmasa daha iyi...



9. Çargâh (DO) aynı SOL ve FA gibi dokunulamayacak seslerden. Dizimizde (KTS) (T) (KTS) bir tanini (DO-RE) aralığı ile bağlanıyor. (Hatıl gibi)



10. Biliniz ki bu ÇARGÂH - NEVA arasındaki 3 adet Hicaz sesi (Manası: Mekke ve Medine ve Yaratan’ın Beyti Kâbe'nin bulunduğu ülkedir.) mutlaka ziyaret edilmesi gereken ses bölgeleridir. Bu ülkeden (bölgeden) Hicaz makamları, Sabâ ve şedleri, Pencügâh, Nişbur, müstear ve en önemlisi tedâvi gücü çok üstün olan Nikrîz rüzgârları geçer... (Rast ez Nikriz ez şayet Hicaz bişnevend.)



Dik Hicaz (RE bemol koma) perdesi için "Sağır Neva veya Sağır Sabâ" da denilirdi, doğrudur, Sabâ Hicaz (RE bakiye bemol) perdesinde bunaldığı zaman, serinletilmesi için veya Bestenigâr'da gönül rahatlığı ile tatmin edici bir Irak perdesi kararına varmak için Dik Hicaz (RE koma bemol) perdesi kullanılır. Örnek:



Derviş Recaî padişahî ne küned vay.

Yâr yâr-i men, yâr makbul-i men vay.


(Rauf Yektâ Bey, Dik Hicaz perdesine Nerîme diyor. Nerîme, Nerim'in müennesi, bahâdırpehlivan, alp anlamına geliyor.)



11. Eskiden kalma bu 24 perdelik Rast dizisinde Hisarek, yani bir koma pest olarak ve natürel perde olarak kullanılır. Beyatî makamında (Mİ bakiye bemol) ve Evç'le birlikte kullanılarak Çargâh üzerinde Nikrîz yapılır ve ara asma karar (DO) olur ki, Beyatî'yi Uşşak makamından derhal ayırır, bir bahar havasına sokar! Eviç, (Mİ natürel) ve Neva'da asarak Segâh perdesinde ara asma kararla Segâh geçkisi de yapılabilir.



Neva (RE), ses, nağme, sadâ, makam, âhenk manalarına geliyor.



Dikkat ederseniz Nevâ'ya "Tiz Yegâh" denilmiyor. Çünkü Yegâh birinci ses evsâfını kaybetmiştir, birinci ses Rast'tır.



12. Rast perdesinden, Neva perdesine kadar olan kısmı, Hisar (RE bakiye diyez) perdesi sarp yerdeki bir kale gibi saklamakta ve korumaktadır. Hisar'ın manası = Kuşatma, etrafını alma, kale, etrafı istihkâmlı kale, sağlam ve sarp yer.



Hisarek (Dik Hisar) perdesi (ki bu perde sistemimizde (Mİ natürel) sesidir) Nevâ perdesinden Gerdaniye perdesine kadar kale görevini yapmaktadır. Hisarek'in manası = Küçük hisar, küçük kale. Hisarek perdesi için Müsteşrik Baron d'Erlanger 6.ıncı ses açıklaması yapmıştır.



13. Eski Hüseynî perdesine Dik Hüseynî denilebilir. Veya yeni Hüseynî perdesine NERM Hüseynî veya RAST Hüseynî, eskisine Yalnız Hüseynî denilebilir. Hüseynî'nin manası = Hüseyn'e mensup veya çok güzel bir anlamı var: Küçük Sevgili!..



14. Acem (FA bakiye bemol) perdesi Eviç natürel perde olduğundan bemollü ve diyezli gösterilecektir. Acem'in manası = Garip, yabancı, İranlı vs. Gerçekten Rast'dan başlayıp normal ana seslerle bir skala yapın. Eviç yerine eski dizilerde olduğu gibi Acem perdesi basın (veya üfleyin) garip, yabancı ve mütenafir bir ses duyacaksınız. Acem yerine Eviç sesi verirseniz mülâyim bir huzura kavuşursunuz.



15. Eviç'i natürel ses yaparak Rast dizisinin evc-i bâlâsına ulaşmış oluruz. Eviç yüce, yüksek, bir şeyin en yüksek noktası, doruk, şâhika demektir. Yani, yeni dizimiz (RAST-DİK ZİRGÛLE-SEGÂH+ÇARGÂH+NEVA-HİSAREK-EVİÇ) ile tamamlanmış oluyor. Eviç'ten sonraki MAHUR perdesi ârızalı sestir, dizinin evc-i bâlâsı değildir. Eğer ana dizi Yegâh olsaydı niye eski (FA bakiye diyez) perdesine Eviç ismi konsun? Nevâ'ya Eviç denirdi.



16. Eviç perdesinden sonra gelen (FA koma diyez mücennep) perdesine MAHUR ismini koymuşlar atalarımız. Mahur, meyhane demek. Daha enteresan: Sarhoşluk sahası, sınır dışı, şen - neşeli ama mahmur (!) demek. Daha da enteresan, Huri olmayan yer (!) demek. Fazla açıklamaya lüzum yok.



17. Rast'ın sekizlisine (oktavına) da GERDANİYE denilmesi kadar isabetli bir şey olamaz. Gerdaniye, sıfırdan sonsuza, sonsuzdan sıfıra dönen anlamına ve günlük dilimizde "Gerdanlık" anlamına bir sözcük.



Eslâfın, musiki hocalarımızın gizlediği 24 perdelik muhalif dizinin, perde isimlerinden çıkan ve bilimsel bilgilerle desteklenen çözümü budur:


RAST

DİK ZİRGÛLE (NERM DÜGÂH) veya sadece (DÜGÂH) Veya sadece (ZİRGÛLE)

SEGÂH

ÇARGÂH

NEVA

DİK HİSAR (HİSAREK) (NERM HÜSEYNİ) (BÜYÜK HÜSEYNİ) (RAST HÜSEYNİ)

EVİÇ

GERDANİYE
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://birmusikidiryasamak.yetkinforum.net
 
TÜRK MUSİKİSİNDE PERDELER
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
TÜRK SANAT MÜZİĞİ SEVERLERİN BULUŞMA ADRESİ :: TEMEL MÜZİK BİLGİLERİ :: PERDELER-
Buraya geçin: